
Suriye topraklarını tarihte Araplar Bizans’tan almıştı. Bir zaman sonra Bizans İmparatorluğu bir elçi göndererek kızımızı gelin olarak vermiştik. Şimdi ismi Şam olan kızımızı sizden geri istiyoruz, onu boşamanızı istiyoruz, demişlerdi. Araplar bunu kabul etmeyince Bizans orduları 300 bin bir kuvvet ile Suriye topraklarına girdiler. Bu dönemde Araplar 300 bin Bizans Ordusunun önüne ancak 30 bin asker ile çıktılar. Bizans ordularının sayısı kabarık olunca vur kaç taktiği ile Bizans ordusu iyice yıpratıldı. Bizanslılar tamamen Suriye bataklığına gömüldüler. 300 bin Bizans ordusundan ancak imparator ve yanındakiler canlarını zor kurtarmıştı.
Bununla ilgili başka bir tarihi hadise ise Kılıç Aslan’ın Babası Süleyman Şah'ın Suriye topraklarını ele geçermek istemesi de tarihi bir olaydır, bundan ders almak gerekir. Türkiye Selçuklularının kurucusu Süleyman Şah Suriye’yi Büyük Selçuklulardan Almak için savaştı fakat bu savaşta hayatını kaybetti. Şu anda Süleyman Şah’ın mezarı Halep’te bulunmakta ve orada başında bir Türk askeri tarafından nöbet tutulmaktadır.
Suriye Ortadoğu’ya açılan bir kale kapısı görevindedir. Suriye çetin ceviz çıkınca ve ABD’yle Avrupalı devletler inanılmaz karalama politikaları yürütüyor. Dünya güçlerinin asıl gayesi Süriye'nin üzerine Türkiye'yi sürerek bir taşla iki kuş vurmaktır. Hem Suriyeyi ortadan kaldırmayı hem de en azından Türkiye'yi yıpratarak güçsüz durumunu düşürmek Avrupa, ABD ve İsrail'in Büyük Ortadoğu (BOP) rüyalarını gerçekleştirmek için en iyi palandır.
- “Suriye bizim arka bahçemiz değil. Başka ülkeleri arka bahçesi olarak gören 'süper devletler' bile tükendi. Vietnam Amerika'nın arka bahçesiydi, ne oldu?” Afganistan "SSCB'nin arka planıydı ne oludu?
Avrupa bugün ekonomik krizdedir, eğer Türkiye böyle bir savaşa -Suriye'ye/ girişirse Türkiye'ye silah satarak eknomilerini biraz rahatlatabilirler. AK Parti hükümetinin karşılaştığı belki de en ciddi sorun Suriye meselesi. AB'ye gireceğiz' diye başlayıp 'savaşa girmek' kimsenin altından kalkabileceği bir vebal değil.
Suriye ile savaşa girmenin sorumluluğu büyük. Hükümet serinkanlı bir görüntü veriyor ama Suriye krizi büyüyebilir.
Başbakan'ın, Esed hakkında tam bir hayal kırıklığı yaşadığı kuşkusuz. Başbakan sözünü dinleyerek tedrici bir geçiş modeline razı olacağını bekliyordu. İsetdiği şekilde işler gitmeyince bu durum karşısında giderek Esed'e karşı sertleşiyor ve ağır eleştirilerde bulunuyor. Bu coğrafyada ülkeler arası yakınlaşmaların ve çatışmaların kişisel boyutunu asla unutmamak gerek. 'Ulusal çıkar', jeopolitik konum' vs. denilse de kişisel kızgınlıklar ve dostluklar bu bölgedeki birçok gelişmenin ana dinamiğidir.
Bugün Ortadoğu'daki karışıklıkların temel sebebi, bu coğrafyalarda güçlü bir devlet yok. Böyle olunca Sömürgeci Avrupa devletleri ve ABD buralarda sürekli karışıklık çıkarmaktadır. İran güçlü ancak İran kendi topraklarının güvenliğini sağlayabilecek durumdadır. Türkiye güçlü ancak kendi topraklarındaki güvenliği sağlayabilecek durumdadır. Batılı devletler (Avrupalı Devletler, Kanada, Avusturya, ABD) sömürgecilikte ortak hareket ettikleri ve birbirlerinin çıkarlırını koruduklarından güçlüdürler. Bu devletler kendi çıkarları doğrultusunda bu topraklarda karışıklık, kaos, savaşlar çıkararak bu ülkelerin yeraltı ve yer üstü zenginliklerini sömürmektedirler.
Bu nedenle devlet ve millet olarak çok dikkatli hareket edilmelidir. Aksi durumu geri dönüşü mümkün olmayan bir yola girilir ve bunun vebalı ağır olur. Tarihte; Moğol tehlikesine rağmen Anadolu Selçukluları ile Harzem Şahların birbirleri ile savaşları; Anadolu ve İran topraklarının Moğolların eline geçmesine ve bu toprakların 100 yıla yakın moğollar tarafından sömrülmesine, yüz binlerce hatta milyonlarca müslümanın katledilmesine neden oldu. Moğol saldırılarında Anadolu adeta ceset yığını haline geldi.