Ey Gençlik bu vatan size emanet.
Ey devlet yöneticileri,
Ey öğretmenler; bu vatan size emanet.
Milletimiz; can korkusuna düşerek zillet altında yaşamayı tercih etmedi. Milletimiz zulüm ve zillet karşısında tek yumruk, tek yürek, tek bilek oldu. Darbecilerin karşısına çelikten bir zır olarak göğsünü özgürlük için darbecilere siper etti.
Milletimiz bunu yapmaya kalkarken başarmak için yapmadılar, hemen herkes sadece üzerine düşeni yaptılar. Sonucu Taktir-i İlahiye bıraktılar. Yüce Rabbimiz Allah bize yardım etti ki bunu başarabildik.
Gün; birlik olma günüydü bunu başardık.
Gün cumhuriyetimize sahip çıkma günüydü buna sahip çıktık.
Gün tutsaklığa doğru sürüklenen yöneticilerimizin haklı çağrısına kulak asma günüydü, bunu da yaptık.
Taktir ve başarı ise Allah'a aitti.
Milletce burada darbecilere karşı bir zafer kazandıysak bunu yüce Allah'a borçluyuz.
Bağımsızlık uğruna yaptığımız şanlı yürüyüşümüz zafere ulaştığımızda Allah'a hep birlikte, şükürlerimizi sunduk.
O feryatlar, o bağrışmalar, aman Allah'ım bu neydi ki ortalık birden bire karışmıştı.
Alçaktan uçan savaş uçaklarının sesi, kurşun sesleri, bomba sesleri birbirine karışmıştı.
Çocuklarımız; Anne! Neden askerlerimiz bize ateş açıp bizi öldürmek istiyor, dediklerinde anne ve babaların bunlara verebilecekleri mantıklı bir cevapları yoktu. Ancak gözyaşları ile bunlara cevap verebiliyorlardı. Millet şehitlerine ağlıyordu.
Meclis bombalanıyor, keskin nişancılar halka ateş ediyordu.
Tanklar yollarda; kadın, çoluk çocuk demeden insanları eziyordu. Halikopterlerden ateş açılıyordu.
Aman Allah'ım öğle bir günü yüce Allah bize bir daha yaşatmasın.
Ey gençlik; size hakkımız helal olsun.
Demek ki yazarlarımızın, düşünürlerimizin, liderlerimizin, öğretmenlerimizin nasihatlarını iyi dinlemişsiniz ki böylesi bir şanlı direnişe katıldınız.
Ey anneler, kadınlar, kızlar, sizler kurtuluş savaşında cepheye top taşıyanların görevini yaptınız ve erkeklerinizi, abilerinizi, eşlerinizi, babalarınızı galyana getirdiniz. Onları kurşunu harekete geçiren barut gibi ateşlediniz. Sizlere de teşekkürler.
Biz, birlikte olduğumuz sürece bunlar bize diz çöktüremiyecekler.
Şimdi kafamızı ellerimizin arasına alıp düşünelim, acaba nerede hata yaptık ki bu alçaklar içimize sızdı, bunları fark edemedik.
Acaba nerede bir hata yaptık ki bu alçakların yaptıkları kötü eylemleri dinden gibi sandın kalbimizde, gönlümüzde, gözümüzde bir körlük oluştu ki bunu farkedemedik.
Acaba nerede hata yaptık ki bunların yaptığı karışıklıkları, terör eylemleri ve saldırıları göremedik.
Malesef hala bu alçakların yaptıklarını göremeyenler var. Bu ise böylesi şahıslar için utanç verici bir durumdur. Böylesi insanlar insan değil. Bunlar köleleştirilmiş insanlardır.
Bunlar! Allah'a değil kula kul olmanın cezasına çarptırılmış ki gerçekleri göremiyorlar, gerçekleri duyamıyorlar!
Hala bunların Emperyalizmin maşası olduklarını idrak edemeyenler varsa yazıklar olsun!
Peki bu zavallı köleleşmiş bazı şahıslar neden gerçekleri göremiyor, hakkı, hakikatı duyamıyor, düşünemiyor.
Bunların düşüncelerine, akıllarına kilit mi vuruldu ki?
Hiç bunları düşündünüz mü?
Kardeşlerim;
İslam müslümanları bir biri ile kardeş ilan etmedi mi?
İslam sizi birbirinize emanet etmedi mi?
Bunlar kendi ceamaatlerinin dışındaki insanlara hangi gözle bakıyorlardı? Burasını bir derinden düşünün.
İslam fasık bir haber getirdiğinde onlara inanmayın demedi mi?
İslam kâfir ve münafıkların tehlikeleri karşısında sizleri uyarmadı mı?
Kardeşlerim; Allah adına din simsarlığı yapanların sonu hep böyle kötü olmuştur.
Bunlar, eğer tarihten bir nebze ibret alsaydılar, buna yeltenmezdiler. Allah bunların yaptıkları şeylerin üzerini açtı ki; içlerini dışa vurdular ve siz bunların o gerçek yüzlerini gördünüz.
Sonrasında Allah onların yaptıkları rezillikleri size göstererek rüsvay etti.
Bu durum karşısında Allah'a şükredin ve sonrası gelebilecek yeni fitnesel saldırılar için ise her an hazırlıklı olun.
Bunu yaparken asla gevşemeyin, ümitsizliğe kapılmayın. Siz sadece üzerinize düşeni yapın, taktir Allah'ındır
Zafer de Allah'ındır unutmayın.